Enerji


Bir süt ineği enerjiyi yürümek, otlamak, nefes almak, sağım ve gebe kalmak için kullanır. Enerji, süt
ineklerinin süt üretimi için en önemli gerekliliktir.
Enerji:
 Süt verimini,
 Süt içeriğini (yağ ve protein miktarı),
 Vücut ağırlığını
etkiler.
Yemdeki enerji, yemlerin ineğin fonksiyonlarını yerine getirmesine ve üretkenliğine sağladığı katkının
ölçüsüdür. Tüm yemlerin brüt enerji değeri vardır.
Brüt enerjinin bir kısmını dışkıda kaybolur. İnek tarafından alınan enerji ‘Sindirilebilir enerji’ olarak
adlandırılır. Sindirilebilir enerjinin bir kısmı, idrar üretiminin yanısıra sindirimle ilgili ısı ve gaz
işlemlerinde kullanılır.
Geri kalan tüm enerji Metabolik Enerji (ME) olarak da bilinir.
Enerji değerini ölçmek için Megacalorie birimi kullanılır.
Megacalorie değeri ne kadar yüksekse, yemin kalitesi de o kadar iyidir.
Metabolik enerji (ME) inek tarafından kullanılabilen enerji olup, vücut sistemlerinin bakımı, aktivite,
süt üretimi, gebelik ve kilo alımı için kullanılır.
Enerji ölçümü
Enerji Sindirilebilirlik ve Metabolik Enerji olarak 2 farklı şekilde değerlendirilebilir.
İnek vücuduna giren yemin bir kısmını hiç değerlendirmeden direk dışkı ile dışarı atar. Yemin geriye
kalan ve inek tarafından faydalı bir şekilde kullanılabilen kısmı ise yemin sindirilebilirliğini ifade eder.
Sindirilebilirlik enerjinin doğrudan ölçümünü sağlamaz, ancak yemin yüzdesi olarak ölçülerek yem
kalitesi hakkında bilgi verir. Çünkü, inek aldığı besinin ne kadar fazlasını sindirir ve kullanırsa, besin
ineğe o kadar büyük fayda sağlar.
Örneğin; bir yemin sindirilebilirlik oranı %60 ise, bu yemin %60’ının inek tarafından faydalı bir şekilde
kullanılacağını, geri kalan %40’lık kısmın hiç bir fayda sağlamadan dışkı ile atılacağını gösterir.
Bir yemin sindirilebilirlik oranı ne kadar yüksek olursa, o kadar daha yüksek metabolik enerji elde
edilir.
Sindirilen enerjinin bir kısmı inek tarafından kullanılmadan, geğirme ile metan ve karbon diyoksit
olarak, veya idrar ile atılır veya işkembe fermantasyonu esnasında ısıya dönüşerek kaybolur. Bu
işlemden sonra geri kalan ve bir ineğin yem içinde metabolik faaliyetleri için kullanabileceği
enerjiye Metabolik enerji denir.
Bir yemin enerji içeriği (enerji yoğunluğu) metabolik enerjinin megacal değerinin kuru madde
ağırlığına (kg) oranı olarak ölçülür (Mcal ME / kg KM).
Örneğin; buğdayın 2,83 Mcal / kg KM içerdiği kabul edilirse, buğdayın her bir kg. kuru maddesi
(buğdayın komple ağırlığı değil) inek tarafından kullanılabilecek 2,83 megacal metabolik enerji içerir.
İnek enerji gereksinimi ve yemlerin enerji yoğunluğu metabolik enerji megacal (Mcal ME) olarak
verilir. İneğin ihtiyaç duyduğu enerji miktarı hesaplandıktan sonra, bu ihtiyaca göre ineğe verilecek
yem miktarı, kuru madde ağırlığının içerdiği metabolik enerji ile belirlenir.
Bir yemin enerji içeriği ne kadar yüksek olursa, hayvanın kullanabileceği enerji o kadar fazla olur.
Enerji kaynakları
Enerji yemin çeşitli bölümlerinden elde edilebilir. Karbonhidratlar, hayvansal ve bitkisel yağlar, ve
hatta protein bile enerji sağlayabilir.
Karbonhidratlar: Bitki dokusunda yer alan kuru maddenin %75’ini oluşturur.
Çeşitli türdeki şeker molekülleri karbonhidratların yapı taşlarıdır. Şekerler üç tip karbonhidrat
oluşturmak üzere farklı sayıda ve çeşitli yollarla bir araya gelerek kimyasal olarak bağlanır ve aşağıda
gösterilen 3 çeşit karbonhidratı oluşturur:
Çözünebilir karbonhidratlar: Büyüyen bitkilerin hücrelerinde bulunan basit veya tek şekerdir.
İşkembede mikroplar tarafından neredeyse anında sindirilir ve kullanılır. Depolanabilir
karbonhidratlardan 100 kat daha hızlı sindirilir. Bitkilerin yapraklarında gövdeye göre daha fazla
bulunur.
Depolanabilir karbonhidratlar: Birbirine kimyasal olarak bağlı şeker alt birimlerinden oluşur ve bitki
hücreleri içinde bulunur. Nişasta depolanabilir karbonhidratlara bir örnektir. Yapısal karbonhidratlara
göre beş kat daha hızlı sindirilir. Tahıl, yaprak ve gövdeler ile yem bitkilerinin soğan tipindeki
köklerinde bulunur.
Yapısal karbonhidratlar: Bitki hücre duvarlarının lifli bileşenleridir. Bitkilerin yukarı doğru büyümesi
için gereken yapısal desteği sağlar. Pektin, hemiselüloz ve selüloz yapısal karbonhidratlardır. Yapısal
karbonhidratlar gövdeli mera bitkilerinde ve samanda yüksek miktarda bulunur.
Yağlar: Meralardaki otlarda bulunan kuru maddenin sadece %2-3’ünü oluşturur. Yağlar bitkisel,
hayvansal ve işlenmiş yağlardan oluşur. Bir ineğin aldığı yağ miktarı aldığı toplam kuru madde
miktarının %5’ini geçmemelidir. Yağlar yemin lezzetini azaltır ve lifleri kaplayarak işkembedeki
mikroplar tarafından sindirilmesini zorlaştırır.
Protein: İşkembedeki protein fazlası mikroplar tarafından enerji için kullanılabilir. Ancak, bu durumda
protein verimsiz kullanılmaktadır.
Bir ineğin bir yemden elde edebileceği enerji, o yemin enerji içeriği ile doğru orantılıdır. Eğer, yem
enerji içeriği yüksek ise, inek daha az miktarda yem tüketerek ihtiyaç duyduğu enerjiyi alır.
Örneğin:
KM %’si 90 ve enerji içeriği 2,83 Mcal olarak ölçülen buğday ile, KM %’si 30 ve enerji içeriği 0,88 Mcal
olarak ölçülen mısır silajından verilen bir ineğin her iki yemden aldığı toplam enerji miktarı aşağıdaki
tabloda gösterilmektedir:
Buğdayın yem ağırlığı mısır silajına göre yarı yarıya az olmasına rağmen, sahip olduğu yüksek KM %’si
ve enerji içeriği nedeniyle, buğdayın bir ineğe sağladığı toplam enerji miktarı daha yüksektir. Başka bir
ifade ile aynı miktarda buğdayın sağladığı enerjiyi mısır silajı ile sağlamak için, ineğe 48 kg.civarında
mısır silajı vermek gerekmektedir.
Bir ineğin daha fazla süt vermesi için, daha fazla kuru madde alması gerekir. Eğer düşük kalitede
(düşük enerji yoğunluklu) yem verilirse, daha fazla yem yemesi gerekir.
İneğin enerji ihtiyaçları
İnekler bakım, aktivite, gebelik, süt üretimi ve vücut kondisyonu kazanmak için enerjiye ihtiyaç duyar.
Yaşam payı
Enerji inek metabolizmasının bakımı için kullanılır. Metabolizma faaliyeti solunum ve vücut sıcaklığını
korumayı içerir.
Yürüyüş ve yemek gibi fiziksel aktiviteler ortam sıcaklığı ve fizyolojik durum (hamilelik ve laktasyon) ile
birlikte yaşam payı için ihtiyaç duyulan enerji miktarını artırır.
Süt ineklerinde, yaşam payı ihtiyacı, sağmal ve kurudaki inekler için 0,080 Mcal ve gebe düveler için
0,086 Mcal kalori değerinin hayvan vücut ağırlığının %75’i çarpımı ile elde edilmektedir (NRC 2001).
Yaşam payı enerji ihtiyacı = 0,080 Mcal x 0,75 x Vücut ağırlığı (sağmal ve kurudaki inekler)
Yaşam payı enerji ihtiyacı = 0,086 Mcal x 0,75 x Vücut ağırlığı (gebe düveler)
Aşağıdaki tablo çeşitli canlı ağırlıklarında sağmal inekler için gerekli olan enerjiyi göstermektedir. Bu
değerler %5’lik güvenlik marjı içerir.
Yaşam payı için enerji ihtiyacı
Aktivite için gerekli olan enerji
Bakım için gerekli enerjinin %10’u meraya dayalı besleme yapılmayan işletmelerde ineklerin aktivitesi
için yeterlidir. Ancak, meraya çıkan inekler, meraya mesafenin fazla olması, ineklerin meraya gittiği
yolun arazi yapısı ve beslenme için daha fazla zaman harcadıklarından dolayı hareket için daha fazla
enerjiye ihtiyaç duyarlar. Otlayan ineklerin enerji ihtiyacı yürünen mesafe, meranın arazi yapısı ve
canlı vücut ağırlığına bağlı olarak artmaktadır.
Yürüme için gerekli enerji
Bir inek, yürüyüş nedeniyle vücudunda artan ısı üretimi nedeniyle, yürüdüğü düz bir arazi boyunca
aldığı her kilometrede bir kg.vücut ağırlığı için 0,00045 Mcal enerjiye ihtiyaç duymaktadır (Agricultural
Research Council, 1980, Bellows ve arkadaşları, 1994, Coulon ve arkadaşları, 1998).
600 kg.lık bir ineğin 1 km.uzaklıktaki meraya günde 2 kez gittiğinde ihtiyaç duyduğu enerji:
Yürüme için gerekli enerji = 0,00045 Mcal x Toplam yürünen mesafe (km) x Hayvan canlı ağırlığı (kg)
Yürüme için gerekli enerji = 0,00045 Mcal x 4 x 600 = 1,08 Mcal
Yürüme için gerekli ek enerji (Eğimli araziler için)
Meraya gidiş yolu eğimli olduğunda ise; her bir kg.inek canlı vücut ağırlığı için 0,006 Mcal ek enerjiye
ihtiyaç duyulmaktadır (Agricultural Research Council, 1980).
Arazinin eğimli olduğu koşullarda, yürüme için gerekli enerji aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır:
Yürüme için gerekli enerji = (0,00045 Mcal x Toplam mesafe (km) x Hayvan canlı ağırlığı (kg)) + (0,006
Mcal x Hayvan canlı ağırlığı (kg))
Yürüme için gerekli enerji = (0,00045 Mcal x 4 x 600) + (0,006 x 600) = 4,68 Mcal
Yeme için gerekli enerji
NRC-2001’e göre, meraya dayalı olarak beslenen sağmal ineklerin, kuru madde bazında, aldıkları
besinin %60’ını meradan karşıladıkları kabul edilmektedir. Bu koşullarda, otlayan sağmal ineklerin yem
tüketimi için ihtiyaç duyduğu enerji ise canlı vücut ağırlıkları kg.başına 0,0012 Mcal olarak
hesaplanmaktadır.
600 kg.lık bir ineğin yem tüketimi için ihtiyaç duyduğu enerji:
Yem tüketimi için gerekli enerji = 0,0012 Mcal x Hayvan canlı ağırlığı (kg)
Yem tüketimi için gerekli enerji = 0,0012 Mcal x 600 = 0,72 Mcal
Aktivite için gerekli toplam enerji
Yukarıdaki veriler dikkate alındığında, 600 kg.ağırlığında bir ineğin 1 km.uzaklıktaki meyilli arazide
bulunan bir meraya günde 2 kez gidip geldiği kabul edilerek, ineğin aktivite için ihtiyaç duyduğu enerji
aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır:
Aktivite için gerekli enerji = Yürüme için gerekli enerji + Yem tüketimi için gerekli enerji
Aktivite için gerekli enerji = (0,00045 Mcal x 4 x 600) + (0,006 x 600) + (0,0012 Mcal x 600) = 5,4 Mcal
Düveler için
Merada beslenen düveler için, yürüme ve yeme için gerekli enerji ihtiyaçları artırılmalıdır.
NRC-2001’e göre, büyümekte olan düveler yaklaşık olarak meraya gittiklerinde, meraya dayalı
olmayan besleme yapılan sistemlere göre, 2 kat daha fazla yürümektedir. Bu değer günde yaklaşık 2
km.lik bir artışa karşılık geldiğinden, otlayan düveler yürüdüğü düz bir arazi boyunca aldığı her
kilometrede bir kg.vücut ağırlığı için 0,0009 Mcal enerjiye ihtiyaç duymaktadır.
Yolu eğimli meralar için inekler ve düveler için aynı değer kullanılır (0,006 Mcal).
Düvelerin yeme işlemi için ihtiyaç duyduğu enerji ise kg.başına 0,0016 Mcal’dir.
300 kg.ağırlığında bir düvenin eğimli bir yol ile 1 km.uzaklıktaki meraya günde 2 kez gittiğinde, aktivite
için ihtiyaç duyduğu enerji aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır:
Aktivite için gerekli enerji = (0,0009 Mcal x 300) + (0,006 x 300) + (0,0016 Mcal x 300) = 2,55 Mcal
Düveler için aktivite enerji ihtiyacı hesaplanırken, mera mesafe değerinin işlemde yer almadığına
dikkat ediniz.
Gebelik için gerekli enerji
Gebeliğin son 100 günlük dönemi için enerji ihtiyaçları tahmini Bell ve diğerlerinin
(1995) çalışmalarına dayandırılmaktadır. Gebelik döneminde sadece 190-279 ncı gün aralığında ilave
bir enerji ihtiyacı duyulmaktadır.
Seri olarak gebeliğin farklı dönemlerinde kesilen Holstein ineklerinin rahimleri üzerinde yapılan
inceleme neticesinde, ikinci dereceden bir denklem oluşturuldu (Bell ve arkadaşları, 1995). Bu
denklemin değerlendirilmesi sonucunda, enerji içeriğinde günlük değişimler olduğu saptandı. NRC2001’e göre, gebelik için gerekli enerjinin buzağının doğum ağırlığına bağlı olduğu kabul edildiğinden,
ortalama 45 Kg.olan Holstein buzağı doğum ağırlığı, söz konusu denkleme dahil edildi. Gebe inek
rahmi tarafından kullanılan etkin ME değeri 0,14 olarak kabul edilmektedir (Ferrell ve arkadaşları,
1976). Bu veriler değerlendirildiğinde, gebelik döneminde ihtiyaç duyulan ME aşağıdaki şekilde
hesaplanmaktadır:
ME (Mcal/gün) = [((0,00318 x Hamilelik günü) – 0,0352) x (Buzağı doğum ağırlığı/45)] / 0,14
ME değerini NEL değerine çevirmek için, 0,64 değeri kullanıldığından, gebelik döneminde ihtiyaç
duyulan NEL değeri aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır:
NEL (Mcal/gün) = [((0,00318 x Hamilelik günü) – 0,0352) x (Buzağı doğum ağırlığı/45)] / 0,218
Aşağıdaki tablo hamileliğin farklı dönemlerinde günlük ortalama enerji ihtiyacını ME ve NEL olarak
göstermektedir:
Gebelik döneminde ortalama günlük enerji gereksinimleri
Süt üretimi için gerekli enerji
Enerji süt üretmi için en önemli besin bileşenidir. İhtiyaç duyulan enerji sütün bileşimine (yağ ve
protein içeriği) bağlıdır.
Süt üretimi için gerekli Net Enerji (NEL), üretilen sütte bulunan enerji olarak tanımlanır. Sütteki
NEL konsantrasyonu, sütteki yağ, protein ve laktoz bileşenlerinin yanma ısılarının toplamına eşittir.
Sütteki yağ, protein ve laktoz bileşenlerinin yanma ısıları sırasıyla 9,29, 5,71, ve 3,95 Mcal/kg’dır.
Çoğunlukla, süt yağ ve protein değerleri ölçülmesine rağmen, laktoz değeri ölçülmez. Süt laktoz değeri
en az değişkenlik gösteren bileşen olup, sütün %4,85’ini oluşturur. Sadece, hayvanın ırkına ve süt
protein değerine bağlı olarak çok az farklılık gösterir (NRC 2001).
Süt ham proteini, N (Azot)x6,38 olarak değerlendirildiğinde, yaklaşık %7 Protein olmayan Azot (NPN)
içermekte, sütteki NPN’nin yaklaşık %50’sini üre, geri kalanını ise amonyak, peptidler, kreatin,
kreatinin, hipürik asit, ürik asit ve diğer azot içeren bileşikler oluşturmaktadır (DePeters ve arkadaşları,
1992).
Ortalama bileşime ve NPN’yi oluşturan bileşenlerin yanma ısılarına bağlı olarak, NPN için yanma ısısı
2,21 kcal/gr.’dır. Toplam ve gerçek protein dikkate alındığında, süt ham proteini için katsayı (sütteki
farklı azot bileşenlerinin ortalam ağırlığı) 5,47 kcal/gr.’dır. Sonuç olarak, sütteki NEL konsantrasyonu
aşağıdaki şekilde hesaplanır:
NEL (Mcal/kg)= (0,0929 x %Yağ) + (0,0547 x %Ham protein) + (0,0395 x %Laktoz)
Eğer süt laktoz içeriği ölçülmez ve %4,85 olarak kabul edilirse;
NEL (Mcal/kg)= (0,0929 x %Yağ) + (0,0547 x %Ham protein) + 0,192
Aşağıdaki tabloda karşılarında gösterilen yağ ve protein içeriğine sahip bir litre süt üretmek için gerekli
olan enerjiyi göstermektedir:
Değişken içerikte bir litre süt için gerekli enerji (Mcal/Litre)
Vücut kondisyonu için gerekli enerji
Yetişkin bir inek ağırlığını artırdığında, bu durum daha çok yağ artımı ile gerçekleşir. Omurga, kaburga,
kalça ve bacak kemikleri üzerinde ve kuyruk başı etrafında görülen bu ekstra yağa Vücut
Kondisyonu denir.
Vücut kondisyonu görsel olarak değerlendirilir. Çok zayıf inek 3 ve yağlı bir inek 6 puan alabilir.
Bir ineğin ekstra kondisyonunu puanlamanın diğer bir yöntemi ise onu tartmaktır. Kondisyon puanı
ineğin vücut yapısı ile ilgili olduğundan, bir ineğin kondisyonunun artıp artmadığını belirlemek için
tartmak daha kesin sonuç verir.
Büyük yapılı bir inekte, küçük yapılı bir ineğe göre elde edeceği bir vücut kondisyon puanı için daha
fazla yağ artışına ihtiyaç duyulur.
Genel olarak, ineğin vücut kondisyon puanını bir değer artırmak için gerekli olan kilo artışı ineğin
mevcut canlı ağırlığının %8’dir. Aşağıdaki tablo farklı ağırlıktaki inekler için bir kondisyon puanına
karşılık gelen ağırlıkları göstermektedir:
Farklı büyüklükteki inekler için bir kondisyon puanına karşılık gelen ağırlık
Bir ineğin vücut kondisyonu arttığında, enerji yağ olarak saklanır. Tersine, vücut kondisyonu
azaldığında enerji açığa çıkar.
Aşağıdaki tablo vücut kondisyonu artışı için ihtiyaç duyulan ve vücut kondisyonu azaldığında açığa
çıkan enerjiyi gösterir.Kuru dönemde bir kilogram kazanmak için gerekli enerjinin geç laktasyon
döneminde kazanmak için gerekenden daha fazla olduğuna dikkat edin. Kuru dönemde inek için vücut
kondisyonunu artırmak önemli olmasına rağmen, geç laktasyon döneminde vücut kondisyonu
artırtmak için yapılan besleme daha etkilidir.
Vücut ağırlığı veya kondisyonu değişimlerinde bir kilogram enerji karşılıkları
Vücut kondisyon değişiklikleri için hesaplamalar:
ÖRNEK 1: Laktasyonun ilk aylarında günde canlı ağırlığından 0,5 kg kaybeden bir inek için:
İneğin 0,5 kg.lık vücut kondisyon kaybından dolayı her gün açığa çıkan 3,35 Mcal enerji (1 kg.için 6,69
Mcal olduğundan), inek tarafından, süt bileşenlerine bağlı olarak, günde 2-3 litre süt üretimi için
kullanılır. Bu durum, ineğe dışarıdan yem yoluyla sağlanan enerji miktarını azaltır.
ÖRNEK 2: Geç laktasyon döneminde 550 kg.lık siyah alaca bir inek, vücut kondisyonunu yarım puan
artırdığında:
İneğin 22 kg.lık canlı ağırlık artışı sağlaması için kilo kazanma dönemi boyunca, bakım, aktivite, gebelik
ve süt üretimi için her gün gerekli olan enerjiye ek olarak 231,22 Mcal (10,51 Mcal x 22 kg) enerji
alımına ihtiyacı olacaktır.
ÖRNEK 3: Kuru dönemde 6 haftada (42 gün) bir kondisyon puanı alan 550 kg.lık siyah alaca inek için:
Bu durum 44 kg.lık canlı ağırlık artışı gerektirir. Ağırlık kazancı için kuru dönemde ilave olarak toplam:
Toplam ek enerji ihtiyacı = 13,14 Mcal x 44 kg = 578,16 Mcal
Günlük ek enerji ihtiyacı = 578,16 / 42 gün = 13,76 Mcal
Ortamın enerji gereksinimleri üzerinde etkisi
Laktasyondaki inekler, fazla yem tüketerek yüksek ısı ürettiklerinden, soğuk ortamlarda enerji
ihtiyaçlarındaki değişim düşük seviyede olacaktır. Doğal olarak havalandırılan serbest duraklı ahırlarda
bile, inekler kuru kaldığı ve direk rüzgara maruz kalmadığı sürece, soğuk ortamlara karşı koyabilmek
için fazladan enerji alımına ihtiyaç duymamaktadır.
Geviş getiren hayvanlarda, 20°C’nin altında ortam sıcaklığındaki her 10°C’lik düşüş tüketilen kuru
maddenin sindirilebilirliğini %1,8 oranında azaltmaktadır (Young, 1976). Soğuk stresi altında KM
sindirilebilirlik oranının azalması büyük çoğunlukla, yemlerin sindirim sisteminden geçiş oranının
artması ile izah edilebilmektedir (Kennedy ve arkadaşları, 1976). Bu durumda, yem enerji değerleri
beklenenden daha az olmaktadır.
Yüksek sıcaklık stresinin ineklerin bakım enerji ihtiyaçlarını %7-25 oranında artırdığı kabul
edilmektedir (National Research Council, 1981). Bu artış, 600 kg.lık bir inek için günde 0,7-2,4 Mcal
enerji ihtiyacı artışına karşılık gelmesine karşın, sıcaklık stresinin etkilerini kesin olarak ortaya koyacak
yeterli veriler mevcut değildir. Sıcaklık stresi ineklerde davranış ve metabolik değişikliklere neden
olmaktadır (West, 1994).
Aşırı soğuk ve sıcak havalarda koşullar enerji ihtiyaçlarını değiştirebilir. Bu durumlarda, duruma göre
ineklere ilave enerji sağlayan yem takviyeleri yapılabilir.
Laktasyonda ve kuru dönemde doku kaybı ve kazanımı
İnekler olgun ağırlığına erişene kadar, rasyonlar büyüme ihtiyaçları hesap edilerek hazırlanır. Ancak,
laktasyonda ve kuru dönemde vücut yapısında meydana gelen değişikliklerin nedeni, beslenmedeki
enerji miktarının yetersiz veya fazla olmasından, öncelikle dokuların azalması ve çoğalmasıdır.
İnek vücut dokuları (esas olarak iç ve dış yağ depoları) genel olarak vücut rezervleri olarak adlandırılır.
Enerji rezervlerinin en doğru şekilde yönetimi, süt ineği yetiştiriciliğinde ekonomik başarı için oldukça
kritik bir önceliğe sahiptir. İnekler çok yağlandıklarında veya kilo kaybettiklerinde, metabolik
rahatsızlıklar ve hastalıklar, düşük süt verimi, düşük gebe kalma oranı ve zor doğum gibi risklerle karşı
karşıya kalabilmektedirler (Ferguson Otto, 1989). Aşırı kondisyon girdileri artırmakta, zor doğuma ve
erken laktasyonda kuru madde alımında azalmaya neden olmaktadır. Zayıf inekler ise, azami süt
verimi için yeterli rezervlerine sahip olamazlar ve beklenen zamanda gebe kalamazlar (NRC-2001).
Süt inekleri, erken laktasyon döneminde, vücut dokusundaki enerjiyi kullanarak, süt üretimi için
gerekli enerjiye takviye sağlar. Orta ve geç laktasyonda ise, bir sonraki laktasyon için kaybettiği
dokuları kazanır. İneklerin kondisyon kazanarak fazladan elde ettiği tüm dokuları erken laktasyonda
eritmesi gerekmektedir.
İneklerin canlı vücut ağırlığındaki değişiklikler, doku enerji depposundaki değişiklikleri doğru bir
şekilde yansıtmayabilir. Hayvanların kesimi ile yapılan vücut enerji depolarının ölçümü deneylerinde,
depolanan enerjinin %40 oranında farklı olduğu ve canlı vücut ağırlığında doğumdan itibaren 5-12
haftalık döneme kadar çok düşük bir değişikik görülmüş veya hiç bir değişiklik tespit edilememiştir
(Andrew ve arkadaşları, 1994; Gibb ve arkadaşları, 1992).
Alınan yem miktarı arttıkça, sindirim sistemi doluluğu da artmaktadır. Süt ineklerinde, ortalama
sindirim sistemi doluluğu canlı vücut ağırlığının %15’dir. En son yapılan doğrudan ve dolaylı ölçümlerle
gerçekleştirilen deneylere göre, alınan her bir kg. kuru maddeye karşılık sindirim sistemi doluluğu 2,5
kg. artmaktadır (Komaragiri ve Erdman, 1997, 1998; Gibb ve arkadaşları, 1992).
Erken laktasyondaki doku kaybı, yem alımının hızlı bir şekilde arttığı dönemle aynı zamanda meydana
geldiğinden, vücut doku ağırlığındaki azalma sindirim sistemi doluluğu nedeniyle fark
edilememektedir. Bu nedenle, canlı vücut ağırlığındaki değişimler doku ağırlığındaki değişimleri
yansıtmamaktadır. Süt üretiminde zirveye ulaştıktan sonra, yem alımı düştüğünden ve sindirim sistemi
doluluğu azaldığından, canlı vücut ağırlığındaki artışlar gerçek değerlerin altında
değerlendirilmektedir.
Vücut kompozisyonuna bağlı Vücut Kondisyon Puanına (BCS) ilişkin denklemler, farklı ırktan, farklı
ağırlık ve BCS değerlerine sahip 106 ergin inek üzerinde, 9 dereceli BCS ölçeği kullanarak (1-9 arası
puanlama sistemi, BCS(9)) elde edilen verilerden geliştirilmiştir. BCS (9) ile yağın ve külün boş vücut
yüzdesi arasındaki ilişkiyi tanımlayan denklemler doğrusaldır. BCS, her hayvan için, sırasıyla vücudun
yağ, protein ve enerji enerji değişimlerinin, sırasıyla %65, %52, ve %66’sine karşılık gelmektedir.
Boş vücut yağ oranı = 0,037683 x BCS(9) (Denklem-1)
Boş vücut protein oranı = 0,200886 – (0,0066762 x BCS(9)) (Denklem-2)
Yukarıdaki denklemler, BCS değerini 1 ile 9 arasındaki değerlerden birini kullanır. Ancak, süt inekleri
genellikle 1-5 arasındaki değerler kullanılmaktadır. NRC-2001’de, kullanıcının 1-5 arasında girdiği
değer, 1-9 arasındaki ölçeğe çevrilir.
BCS(9) = ((Sütçülük BCS – 1) x 2) + 1 (Denklem-3)
Yukarıdaki 1 ve 2 nci denklemler vücut doku kompozisyonunun arttığını veya azaldığını belirlemek için
kullanılır. Daha sonra, bu sonuca göre, vücut rezervlerindeki değişiklikler için elde edilen veya
verilmesi gereken enerji hesaplanır.
NRC-2001’e göre, vücut yağ ve protein yanma ısısını sırasıyla 9,4 ve 5,55 Mcal/kg’dir. 1 kg. vücut
rezervinde bulunan enerjiyi hesaplamak için, vücut yağ ve protein yanma ısıları sırasıyla boş vücut yağ
ve protein oranlarıyla çarpılarak elde edilen değerler toplanmaktadır:
Toplam rezerve enerji (Mcal/kg) = (Boş vücut yağ oranı x 9,4) + (Boş vücut protein oranı x 5,55)
(Denklem-4)
Farklı BCS’ler için, vücut ağırlığı için enerji miktarı aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
Rezerv enerji süt üretimini desteklemek için kullanıldığında, etkinlik değeri 0,82 olduğundan, vücut
rezervleri tarafından sağlanan NEL değeri aşağıdaki şekilde hesaplanır:
Vücut rezerv kaybından elde edilen enerji (NEL) (Mcal/kg) = Toplam rezerve enerji x 0,82 (Denklem-5)
Vücut doku enerjisi için, rasyondaki metabolik enerjinin ölçülen etkin kullanımı, laktasyonda olmayan
inekler için 0,60 ve laktasyondaki inekler için 0,75’dir (Moe ve arkadaşları, 1992). Laktasyondali
ineklerde süt üretimi ve vücut ağırlığı kazanmak için kullanılan etkim ME değerleri sırasıyla, 0,64 ve
0,75 olarak kabul edildiğinde, laktasyon döneminde 1 kg. ağırlık kazancı için gerekli olan NEL miktarı
aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır:
Vücut rezerv kazancı enerji (NEL) (Mcal/kg) = Toplam rezerve enerji x (0,64/0,75) (Denklem-6)
Sağılmayan ineklerde, yukarıdaki denklemde 0,75 yerine 0,60 değeri kullanılır.
Vücut rezerv kazancı enerji (NEL) (Mcal/kg) = Toplam rezerve enerji x (0,64/0,60) (Denklem-7)
İnekler yüksek miktarda yem tükettiklerinde sindirilebilirlik oranı azaldığından, ineklere bakım
esnasında verilen yemlerin yüksek sindirilebilirlik değerlerinden dolayı, kuru dönemde doku kazancı
için gerekli olan besin miktarı görünenden daha azdır.
BCS’de bir birimlik değişiklik için sağlanan veya gereken enerji miktarını değerlendirmek için, BCS’deki
değiişikliğe bağlı canlı vücut ağırlığı değişikliği hesaplanmalıdır. 5 ölçekli BCS’deki tek birim değişikliği
başına boş vücut ağırlığı ortalama değişimi (BVA) %13,7’dir (Fox ve arkadaşları, 1999).
Boş vücut ağırlığı (BVA – EBW) = 0,851 x Saf vücut ağırlığı (Shrunk BW)
Saf vücut ağırlığı (Shrunk BW) = 0,96 x VA (BW)
Boş vücut ağırlığı (BVA – EBW) = 0,817 x VA (BW)
Farklı BCS’lerde Boş Vücut (BV) Kimyasal Kompozisyonu, Bağıl BV Ağırlığı ve CA kaybından sağlanan
NEL ve CA kazancı için ihtiyaç duyulan NEL

  1. Boş vücut ağırlığı = 0,817 x Canlı ağırlık
  2. Bir sonraki 0,5’lik BCS değerine ulaşmak için 1 BVA kazancında bulunan doku enerjisidir.
  3. Önce bir kg. BVA başına doku enerjisini VA (BVA x 0,855) başına doku enerjisine çevrilir. Canlı ağırlık
    kaybı için, 0,82 değerini kullanarak, bu değeri Besinsel NEL değerine çevirir. Canlı ağırlık kazancı için,
    besinsel NEL değerini doku enerjisine çevirir.
    Farklı Canlı Ağırlık ve BCS’lerdeki ineklerin Vücut Kondisyon Puanını değiştirmek için sağlanan veya
    ihtiyaç duyulan Enerji
    Günlük enerji ihtiyacı hesaplamaları
    Yukarıdaki tablolarda farklı konular için verilen enerji ihtiyacı değerlerini kullanarak, farklı laktasyon
    dönemlerinde ve koşullardaki bir ineğin bir günlük enerji ihtiyacını hesaplayabilirsiniz. Aşağıda
    gösterilen 8 farklı değer enerji ihtiyacı hesaplamalarında dikkate alınmaktadır:
  4. İneğin ağırlığı: İneğin ağırlığına bağlı olarak günlük bakım için ihtiyaç duyduğu enerji hesabı için.
  5. Arazi durumu: İneğin bir gün içinde yürüyerek gidip geldiği bir arazi varsa, arazi durumunu
    göstermek için.
  6. Mesafe: İneğin yürüdüğü mesafenin gidiş dönüş olarak toplam değeri.
  7. Gebelik durumu: İneğin gebe olup olmadığı, gebe ise kaçıncı ayda olduğunu gösterir.
  8. Süt verimi: İnekten bir günde elde edilen süt miktarını gösterir.
  9. Süt yağ oranı: İnekten elde edilen sütün yağ oranını gösterir.
  10. Süt protein oranı: İnekten elde edilen sütün protein oranını gösterir.
  11. Kondisyon durumu: İneğin bulunduğu laktasyon dönemine bağlı olarak, bir günde kazandığı veya
    kaybettiği ağırlığı kilogram olarak gösterir.
    Enerji yemleri
    Rasyonda yer alacak yemleri belirlerken, yemlerin kuru madde (KM%), enerji (Mcal/kg KM), ham
    protein (CP%) ve nötr deterjan lif (NDF%) içeriklerini bilmek sağlıklı bir besleme için çok önemlidir.
    Genel olarak, nişasta ve şeker oranı yüksek olan arpa, buğday, tritikale ve yulaf gibi tane yemler
    beslemede yüksek enerji ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılır. Aynı zamanda ticari konsantre pelet
    yemler, özel olarak formüle edilmiş konsantre karışımlar veya yan ürünler de aynı amaçla kullanılabilir.
    Yaygın olarak kullanılan enerji yemlerinin değerleri aşağıdaki tablo yer almaktadır:
    Enerji içeriği yüksek bazı yemlerin besin değerleri
    Ticari yem üretiminde kullanılan yüksek ısı ve kimyasal işlemler sonucunda protein yapısı
    değiştirildiğinden, protein içindeki RUP miktarı artar ve proteinin daha fazla bir kısmı işkembede
    parçalanmadan bağırsaklara direk geçiş yapar.
    Tahıl tanelerinin enerji içeriği, oldukça yüksek olmasına rağmen, genellikle az UDP içerir.
    Rasyondaki tane tahıl miktarı yüksek seviyelere çıkarılır veya aniden artırılırsa, işkembede laktik asit
    oluşumu ile birlikte Asidoz riski ortaya çıkar. İşkembede artan asit oranı lifleri parçalayan mikropların
    aktivitesini azalttığından, hayvanın sindirimi yavaşlar ve iştahı azalır.
    Asidoz riskini engellemek için rasyondaki tane tahıl ve enerji içeriği yüksek yemlerin miktarını
    belirlerken özen gösterilmelidir.
    Erken hasat edilmiş olan mısır gibi silaj yemlerinde yüksek enerji ve ham protein değerleri elde
    edilebilir. Geç kesilmiş ot ve silajda enerji ve protein değerleri daha düşüktür.
    Enerji yemlerinin süt verimine etkisi
    Enerji yemlerinin kaliteli olması ve doğru bir şekilde kullanılması süt verimini olumlu bir şekilde
    etkiler. Ancak, 1 kg. enerji yemi ile laktasyonun farklı dönemlerinde elde edilen süt verim artışı farklılık
    gösterebilir. Orta laktasyon dönemindeki verim geç laktasyon dönemine göre daha fazla olabilir.
    Enerji yemlerine yapılan işlemler
    Herhangi bir işlem yapılmadan doğrudan rasyona katılan tahıl taneleri beslemede genellikle yemlerin
    verimsiz kullanılmasına ve düşük süt verimine yol açar. Bu durum, tahıl tanelerinin işkembedeki
    mikropların kabuklarını kırmalarına ve işlem yapmalarına yetecek kadar zaman işkembede
    kalmamalarından kaynaklanmaktadır.
    Bu sorunu ortadan kaldırmanın en kolay ve uygun yöntemi yemlerin sindirimini en üst seviyeye
    çıkaran yem kırma işlemidir.
    Yemlere uygulanabilecek olan kimyasal, peletleme ve ısıtma gibi diğer işlemler sadece büyük yem
    üreticileri tarafından fabrika ortamında uygulanmaktadır.
    Yulaf ile ilgili olarak, yapılacak işlem hakkında bir farklılık vardır. Yulafın rasyona işlenmemiş veya
    işlenmiş olarak katılması arasında süt verimi açısından pek büyük bir fark yoktur.
    Tahıl tanelerinin sindilebilirliğini artırmak için işlem yaparken; buğday, arpa ve tritikale için tanelerin
    kırılarak 3 veya 4 parçaya ayrılması, sorgum ve mısır için ise tanelerin ince bir şekilde öğütülerek
    rasyona katılması önerilir.
    Tanelerin kırma ve öğütme derecesi arttıkça, tahıldaki nişasta işkembede kullanım için daha hazır hale
    gelir. Bu durum besinden faydalanma oranını artırır. Ancak, verilen miktar arttığında (günde 4
    kg.üzerinde), sindirim sorunları görülebileceğinden ve süt yağ oranı azalabileceğinden, rasyondaki
    miktarın belirlenmesine özen gösterilmelidir.
    Tahıl tanelerinin çok ince bir şekilde öğütülmesi sığır için yemin lezzetini de azaltabileceği dikkate
    alınmalıdır.
    Tahıllara kimyasal işlem uygulandığında, tahıl tanelerinin lifli tohum kabuğu zayıflatıldığından,
    işkembedeki bakteriler tahıl tanelerinin içine girip daha kolay işlem yapabilir. Böylelikle tahılın
    sindirilme oranı artırılmış olur. Ayrıca, kimyasal işlem gören tahıl taneleri mekanik olarak işlem gören
    tahıla göre daha yavaş sindirildiğinden, asidoz meydana gelme olasılığı daha azdır.
    Pelet yem üretiminde kullanılan ısıl işlem yemlerde bulunan proteinin işkembede parçalanma oranını
    azaltır. Süt verimi açısından pelet ve tahıl taneleri kullanımı açısından pek büyük bir fark olmamasına
    rağmen, yüksek miktarda yapılan beslemelerde, asidozu önleyen işkembe tamponları içerdiğinden ve
    enerji ve protein içeriği açısından daha dengeli olduğundan peletler tahıl tanelerine göre daha
    avantajlıdır.
    Enerji birimleri
    Bakım ve süt üretimi için enerji ihtiyaçları Net Enerji Laktasyon (NEL) birimi olarak ifade edilir. Yemler
    için enerji değerleri de NEL birimi olarak ifade edilir. Bir yem değeri (NEL) ineklerin bakım, gebelik, süt
    üretimi ve vücut rezervlerindeki değişiklikleri ifade etmek için kullanılır.
    TDN: Toplam Sindirilebilir Besin Miktarı (Total Digestible Nutrient)
    DE : Sindirilebilir Enerji (Digestible Energy)
    ME : Metabolik Enerji (Metabolic Energy)
    NEL: Süt Üretimi Net Enerjisi (Net Energy Lactation)
    Protein
    Protein vücudun enzim ve hormon ile yağ ve kemik dışında tüm dokularını (Kas, deri, organlar, fetüs)
    oluşturur ve onarır. Protein vücudun metabolik işlemleri, büyüme ve gebelik için gereklidir. Protein
    aynı zamanda süt üretimi için hayati önem taşımaktadır.
    Proteinler çeşitli amino asit moleküllerinden oluşur. Amino asitler, süt, doku büyümesi ve gebelikte
    fetus gelişimini sağlayan protein üretimi için yapı taşlarıdır.
    İnekler metabolik çalışma için 25 farklı amino aside ihtiyaç duyar. Bunlarda 15 tanesi ineğin kendi
    metabolizması tarafından üretilebilir. Geri kalan ve ‘Gerekli Amino Asitler’ olarak adlandırılan diğer 10
    tanesi ise; beslenme yoluyla (diyet protein) veya işkembe içinde mikropların sindirimi yoluyla
    (mikrobiyal protein) sağlanmalıdır.
    Protein genellikle ham protein olarak ölçülür.
    Ham protein
    Besinsel proteinler genellikle Ham protein (Crude Protein – CP) olarak adlandırılır. Ham protein oranı
    (%HP), yem içindeki azot (N) miktarına göre hesaplanır:
    Ham protein (%) = Yem azot içeriği (%) x 6.25
    Azotun bir kısmı (Gerçek Protein) proteinde bulunur. Ancak, farklı azot kaynakları da vardır. Diğer azot
    kaynaklarına ‘Protein olmayan azot’ (NPN) adı verilir. Bu nedenle ham protein şu şekilde de ifade
    edilebilir:
    Ham protein = Gerçek besinsel protein + Protein olmayan azot
    İşkembedeki mikroplar yeterli enerji sağlandığında, protein olmayan azotu gerçek proteine
    dönüştürebilir. Bu nedenle, her iki azot kaynağı inekler tarafından protein kaynağı olarak kullanılabilir.
    Ham protein bileşenleri aşağıda gösterilmiştir:
    Protein olmayan azot (NPN)
    Protein olmayan azot (NPN) aslında protein değildir, sadece basit azottur. İşkembedeki mikroplar
    protein olmayan azotu mikrobiyal proteine dönüştürmek için enerji kullanır. Otlayan ineklerde ise,
    işkembe mikropları protein olmayan azotu sadece% 80 verim ile kullanır (gerçek protein ile
    karşılaştırıldığında). Bu durum ham proteinin tüm değerini azaltır.
    Üre protein olmayan azot kaynağıdır. Ancak, zehirlenmeyi önlemek için, üre bir inek beslenmesinin
    %1’den fazla olmamalıdır.
    İşkembede parçalanabilir protein (RDP)
    İşkembede parçalanabilir protein (RDP) yemin içinde bulunan ve işkembede parçalanarak
    (sindirilerek) mikroplar tarafından kullanılan proteinlerdir. İşkembede yeterli enerji (özellikle
    karbonhidrat) mevcut ise, sindirilmiş RDP mikrobiyal protein üretmek için kullanılır.
    Parçalanamaz protein (RUP)
    Parçalanamaz protein (RUP) işkembede sindirilemeyen besinsel proteinlerdir. Bağırsaklarda
    sindirildiğinden ‘by-pass protein’ olarak adlandırılır.
    İşkembede sindirim işlemi görmeden geçen (RUP haline gelen) beslenmedeki protein oranı, proteinin
    mikropların parçalamasına engel olabilecek niteliği ile doğru orantılıdır. Bu nitelik, yemlere ısı veya
    kimyasallar ile işlem yapılarak artırılır. Ancak, proteine ‘aşırı koruma’ işlemi uygulandığında, tüm
    bağırsak boyunca hareket eder ve sindirilmeden dışarı atılır.
    Yemlerdeki RUP oranı aynı zamanda toplam alınan yem miktarına ve yemin işkembedeki akış hızına
    bağlıdır. Büyük miktarda yem tüketimi ve işkembedeki hızlı akış, mikrobiyal sindirim gerçekleşmeden
    besinler işkembeden geçtiğinden, daha fazla proteinin işlem görmeden RUP olarak bağırsaklara
    geçmesine neden olur.
    Körpe, su içeriği yüksek genç çağdaki bitkilerin içerdiği NPN bileşiklerinin miktarı gerçek proteinlere
    göre çok daha fazla olduğundan (nitrat ve nitrit formunda bulunurlar), fazla miktarda tüketilme
    durumunda zehirleyici etki yaparlar.
    Yemdeki ham proteinin ne kadarının RDP (işkembede parçalanabilir) ve ne kadarının RUP (işkembede
    parçalanamaz) olduğu aşağıdaki etkenlere bağlıdır:
     Kuru madde alımı
     Yemin işkembede kalma süresi
     Yeme yapılan işlem derecesi
     Alınan toplam protein miktarı
     İşkembedeki mikroplar için sağlanan sindirme enerjisi
    Yukarıda belirtilen etkenlere bağlı olarak, farklı koşullarda yem alan her inek için RDP ve RUP oranları
    da farklı olacaktır.
    İneğin protein ihtiyaçları
    Bir ineğin ihtiyacı olan protein miktarı ineğin;
     Büyüklük,
     Büyüme,
     Süt üretimi,
     Gebelik dönemine
    bağlıdır.
    Ancak, süt üretimi protein ihtiyacını belirleyen en önemli etkendir. Aşağıdaki tablo süt üretiminin farklı
    dönemlerinde ham protein ihtiyacını gösterir.
    Protein ham protein, işkembede parçalanabilen protein (RDP) veya parçalanamaz protein (RUP)
    olarak ölçülür.
    Farklı süt üretim dönemlerinde ineklerin ham protein ihtiyacı (KM %’si)
    Bir sürünün protein ihtiyaçları hesaplanırken ham protein protein, RDP veya RUP değerleri
    kullanılabilir. Ancak, RDP ve RUP için hesaplanan değerler tahmine dayalıdır.
    RDP ve RUP ihtiyacını belirlemek için, işkembe mikroplarının ve inek protein gereksinimleri dikkate
    alınmalıdır. Aynı zamanda, üretilen mikrobiyal protein (işkembeden atıldıktan sonra) miktarının da
    hesaplanması gerekir. Herhangi bir protein eksikliği diğer protein kaynakları (örneğin RUP) tarafından
    karşılanır. Ancak, mikrobiyal protein veya alınan RUP nin tamamı inek tarafından kullanılmaz.
    Küçük bağırsağa ulaşan amino asitin sindirilebilirliği hem de yem alımı gibi faktörler inek tarafından
    kullanılan protein türü ve miktarını etkiler. Sonuç olarak, RDP ve RUP ihtiyaçları sadece tahmini olarak
    hesaplanabilir.
    Süt üretiminin RDP ve RUP ihtiyaçları üzerinde etkisi
    Süt üretimi belli bir seviyenin üzerine çıktığında, beslenmedeki proteinin bir kısmı RUP olmalıdır.
    İşkembede üretildikten sonra sindirim için ince bağırsağa gönderilen mikrobiyal proteini RDP
    kullanarak üretme konusunda işkembenin bir kapasite sınırı vardır.
    İşkembeden çıkan mikrobiyal protein 12 litreye kadar süt üretimini sağlayabilir. Diğer bir deyişle, süt
    üretimi 12 litre veya daha az olduğu zaman, beslenmedeki tüm protein RDP (mikropların
    kullanabileceği protein) olabilir.
    Bununla birlikte, 12 litre üzerinde süt üretimi için, beslenmedeki proteinin bir kısmı RUP olmalıdır. Süt
    üretimi arttıkça RUP ihtiyacı artar.
    Protein yemleri
    Ürede azot miktarı çok yüksektir. 6,25’lik ham protein faktörü üredeki azot yüzdesi ile
    karşılaştırıldığında, ham protein %’si 100’ün üzerine çıkar.
    Üre genel bir azot kaynağıdır, ama bir protein değildir. Hiç bir enerji değeri yoktur ve potansiyel olarak
    %100 işkembede parçalanabilir. Özellikle yem karışımları ve ticari yemler içinde gerçek protein
    kaynakları için bir ikame olarak kullanılır.
    Üre, sadece tahıl taneleri veya mısır silajı gibi enerji kaynakları ile birlikte beslemede kullanıldığında
    etkilidir. Ürenin sadece işkembesi tam olarak çalışan hayvanlara ve alınan toplam KM miktarının en
    fazla %1’i oranında verilmesi önerilir.
    Tane baklagiller hem protein hem de enerji açısından iyi bir kaynak olduğundan çok amaçlı olarak
    kullanılabilir. Ancak, içerdiği protein rumende parçalanabilir.
    Bitkilerden elde edilen proteinlerdeki UDP seviyesi genellikle orta düzeydedir.
    Protein yemlerinin süt verimine etkisi
    Protein içeriği yüksek yemler hayvandaki gerçek bir protein eksikliğini gidermek için kullanıldıklarında
    iyi bir süt verim artışı elde edilebilir. Aksi takdirde, parçalanır ve pahalı bir enerji takviyesi olarak
    verimsiz kullanılmış olur.
    Gereksinimden fazla verilen protein ya da besinsel protein kullanımı için gereken enerji yetersizliği süt
    verimini olumsuz etkiler.
    Enerji vücuttan aşırı proteini atmak için gereklidir.
    Protein yemlerine yapılan işlemler
    Protein içeriği yüksek yemlere yapılan işlem bu yemlerin daha verimli kullanımını sağlar. Baklagiller
    veya yağlı tahılların kırılması veya öğütülmesi sindirim oranını artırır.
    Protein içeriği yüksek yemlere yapılan ısıl veya kimyasal işlem işkembede parçalanma oranlarını azaltır
    (bypass etkisini artırır).
    Ancak, aşırı ısı uygulamaları aynı zamanda ince bağırsakta UDP sindirilme işlemini azaltabilir.
    Yetersiz protein belirtileri
    Erken laktasyon döneminde, ineğin enerji dengesi olumsuz yönde etkilendiğinden, yetersiz protein
    belirtileri görüleblir. Bu dönemde, ineğin enerji ihtiyacı aldığı, yemlerin sağladığından daha fazla
    olduğundan vücut kondisyonunu kaybeder.
    İşkembedeki mikroplar proteine işlem yapmak için enerjiye ihtiyaç duyduklarından, ineğin aldığı
    enerjinin yetersiz olduğunda, protein işkembede daha az işlem görür. Sonuç olarak, ineğin temel
    protein kaynağı olan mikrobiyal protein azalır.
    İneğe verilen protein içeriği yüksek yemleri artırarak süt içeriğinde bir protein artışı sağlamak için,
    ineğin gerçekten besinsel protein eksikliği olduğunun belirlenmesi gerekir.
    Protein eksikliğinde, mikrobiyal büyüme azalır. Sonuç olarak, mikrobiyal fermentasyon azalır ve ineğe
    daha az enerji sağlanır. Besinsel enerji açığını kapatmak için kilo kaybeder.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

💬Soru & Cevap

İştahsızlık

Kilo Artışı

Şişkinlik

Sindirim Problemleri